“Müzik zamanı ve mekanı değiştirir”

Kurullar içinde müzik yaparak dinleyiciyi sıkmamak gerektiğini düşünüyorum. Kon­ser salonunda adabımuaşeret kaideleri var. Öksürmek bile yasak ya da selam vermeyi abartmaman gerekir. 21. yüzyıldayız, böyle kısıtlamalar olmamalı. Sanatçı isterse selamı abartabilmeli ya da dinleyici yanındakiyle konser esnasında hislerini paylaşabilmeli. Mesela ben çok uzun selam veririm sahnede ve bunu, bu işi gönülden isteyen gençlere de tavsiye ederim. Onlara diyorum ki “Yönle­re selam verin, yönlere selam verirken sakinleşirsiniz.” Selam, güzeldir; barış demektir, İslam demektir. Selamı artırdıkça agresiflik mutlaka azalacaktır.

Özgürce hareket edip dinleyicimle daha olumlu bir ortamın içinde buluşabilmek için konserlerimi konser salonlarının dışına taşımak istedim. Bu bağlamda Nemrut Dağı’nda, Akdamar Kilisesi’nde, Hitit Hattuşa’da ya da Kanada’da Toronto’un en büyük meydanında konser vermek benim için ilkti. 1990’lı yıllarda Avrupa’da verdiğim konserlerde uzay görüntüleri kullanmıştım, bu da benim için bir ilkti. Konser esnasında görüntüler de akıyordu. Uzay sonsuzluktur. Bizlerin sonsuzluğu da gönüllerimizde ve o gönüllere giden yolun en güzel rehberi de müzik. Çünkü müzik zamanı ve mekânı değiştirir. Örneğin; bulunduğunuz bir kafede ney çalar, orası sizin için başka bir hâl alır; tekno bir müzik çalar, bambaşka bir atmosfer oluşur. Müzik, insa­nın gönül aynasını parlatma konusunda en büyük rehberdir

Yorum Yaz


*